2. Hukuk Dairesi 2016/16403 E. , 2018/5642 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Aile MahkemesiDAVA TÜRÜ : BoşanmaTaraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:Tebligat Kanununun 20. ve 6099 sayılı Kanunla değişik 21. ve özellikle bu Kanunun uygulanmasına dair Yönetmeliğin 30. maddesi uyarınca; adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiç biri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir. Gösterilen koşul geçerlilik koşuludur.Gerekçeli kararın davalı erkeğe tebliği için düzenlenen mazbatada beyanda bulunan komşunun isimden imtina ettiği belirtilmiş, ancak imzadan imtina edip etmediği mazbataya yazılmamıştır. Anılan kanun ve yönetmelik hükümleri uyarınca beyanda bulunan ilgilinin imzadan imtina hakkı bulunmakta ise de isimden imtina hakkı bulunmamaktadır. Bu haliyle davalı erkeğe yapılan gerekçeli karar tebliği geçersizdir. O halde, usulüne uygun şekilde gerekçeli kararının davalı tarafa tebliği sağlanıp, davalı taraf yönünden de temyiz süresi beklendikten sonra gönderilmek üzere dosyanın mahalli mahkemesine İADESİNE oybirliğiyle karar verildi. 25.04.2018
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/9238 E. , 2008/11244 K.
"İçtihat Metni"
... vekili avukat ... ile ... aralarındaki dava hakkında ... Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 5.10.2006 gün ve 326-482 sayılı hükmün davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu.K A R A RKendisine tebligat yapılacak kimsenin gösterilen adreste bulunamaması halinde tebliğ memurunca ne şekilde işlem yapılacağı 7201 sayılı Tebligat Kanunun 21. maddesinde ve Tebligat Tüzüğünün 28. maddesinde gösterilmiştir. Kendisine tebligat yapılacak kimse gösterilen adreste bulunamadığı takdirde tüzüğün 28. maddesi uyarınca tebliğ memuru adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclisi üyeleri, zabıta amir ve memurlardan tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekir. Muhatabın adreste bulunmama sebebini bu şekilde tespit eden tebliğ memuru, muhatap adresten geçici olarak ayrılmış ise tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memuruna imza mukabili teslim eder ve tesellüm eden kimsenin adresini ihtiva eden ihbarnameye gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir.Mahkeme kararının tebliği davalıya yukarıda açıklanan biçimde yapılmadığından geçersizdir. Temyiz inceleme yapılabilmesi için ilamın davalı ...’a usulüne uygun olarak yapılıp temyiz için gerekli süre beklendikten sonra dosyanın tekrar Yargıtay’a gönderilmesi gerekmektedir.Dosya bu gerekçe ile 17.04.2007 tarihli kararımızla bu eksikliğin giderilmesi için mahkemesine geri çevrilmiş ise de; tebligat yine yukarıdaki esaslara uyulmadan, muhatabın adreste bulunmama sebebi araştırılmadan, komşu imzası alınmadan yapılmış olup ikinci kez dosyanın geri çevrilmesine sebep olunduğu gözetilerek tebligatın usulüne uygun olarak yapılarak gönderilmesi gerekmektedir.SONUÇ: Yukarıda belirtilen eksiklik giderilmek üzere dosyanın mahalli mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 07.10.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/11904 E. , 2008/12626 K.
"İçtihat Metni"
... Bankası A.Ş. vekili avukat ... ile ... aralarındaki dava hakkında ... Tüketici Mahkemesinden verilen 25.12.2007 ... ve 380-824 sayılı hükmün davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu.K A R A RKendisine tebligat yapılacak kimsenin gösterilen adreste bulunamaması halinde tebliğ memurunca ne şekilde işlem yapılacağı 7201 sayılı Tebligat Kanunun 21. maddesinde ve Tebligat Tüzüğünün 28. maddesinde gösterilmiştir. Kendisine tebligat yapılacak kimse gösterilen adreste bulunamadığı takdirde tüzüğün 28. maddesi uyarınca tebliğ memuru adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclisi üyeleri, zabıta amir ve memurlardan tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekir. Muhatabın adreste bulunmama sebebini bu şekilde tespit eden tebliğ memuru, muhatap adresten geçici olarak ayrılmış ise tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memuruna imza mukabili teslim eder ve tesellüm eden kimsenin adresini ihtiva eden ihbarnameye gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir.Mahkeme kararının tebliği davalıya yukarıda açıklanan biçimde yapılmadığından geçersizdir. Temyiz inceleme yapılabilmesi için ilamın davalı ...’a usulüne uygun olarak yapılıp temyiz için gerekli süre beklendikten sonra dosyanın tekrar Yargıtay’a gönderilmesi gerekmektedir.Dosya bu gerekçe ile 01.07.2008 tarihli kararımızla bu eksikliğin giderilmesi için mahkemesine geri çevrilmiş ise de; tebligat yine yukarıdaki esaslara uyulmadan, muhatabın adreste bulunmama sebebi araştırılmadan, komşu imzası alınmadan yapılmış olup ikinci kez dosyanın geri çevrilmesine sebep olunduğu gözetilerek tebligatın usulüne uygun olarak yapılarak gönderilmesi gerekmektedir.SONUÇ: Yukarıda belirtilen eksiklik giderilmek üzere dosyanın mahalli mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 28.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
8. Hukuk Dairesi 2022/2872 E. , 2022/7854 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro MahkemesiDAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtirazK A R A R7201 sayılı Tebligat Kanunu 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunla değiştirildikten sonra, gerçek kişilere tebligatla ilgili iki aşamalı bir yol benimsenmiştir. Şöyle ki; muhatabın adres kayıt sistemindeki adresine, Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca doğrudan tebligat yapılması mümkün değildir. Muhataba çıkarılan ilk tebligatın, öncelikle bilinen veya gösterilen en son adresine, adres kayıt sistemindeki adres olduğuna ilişkin şerh verilmeksizin Kanun'un 10. maddesine göre normal bir şekilde çıkarılması gerekir. Muhatabın bu adreste bulunmaması durumunda, tebliğ memurunca Kanun'un 20 ve 21. maddesinin birinci fıkrası ile Tebligat Yönetmeliği uyarınca; muhatap lehinde olan araştırmalar yapılarak tebligatın kendisine ulaşması ve bilgilendirme işlemlerinin yerine getirilmesi, muhatabın gösterilen adresten sürekli olarak ayrılması ve yeni adresinin de tebliğ memurunca tespit edilememesi durumunda, tebliğ evrakının tebligatı çıkaran merciye gönderilmesi gerekir. Ancak bu aşamadan sonra Kanun'un 10/2 ve Yönetmeliğin 16/2. maddeleri nazara alınarak, tebliğ evrakının adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek, Kanun'un 21/2. maddesine göre tebliği mümkün olabilecektir.Öte yandan; 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Tebliğ imkânsızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21/1. maddesinde; “Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır” hükmü yer almaktadır.Madde metni, iki hali birlikte düzenlemiştir. Bunlardan ilki “adreste bulunmama”, diğeri ise “tebellüğden imtina”dır. Muhatabın adreste bulunmaması halinde tebliğ memurunun ne şekilde davranması gerektiğini düzenleyen Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 30. maddesinin birinci fıkrasında; “Adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir” hükmüne yer verildiği, Tebligat Kanunu'nun ''Tebligat Mazbatası'' başlıklı 23. maddesinin 7. bendinde; ''21. maddedeki durumun tahaddüsü halinde bu hususlara müteallik muamelenin yapıldığının, adreste bulunmama ve imtina için gösterilen sebebin tebligat mazbatasına yazılmasının" emredildiği, ''Tebliğ mazbatasında bulunması gereken bilgiler ve tanzimi'' başlıklı Tebligat Yönetmeliği'nin 35. maddesinin (f) bendinde ise; ''30. ve 31. maddelerdeki durumların gerçekleşmesi halinde bu hususlarla ilgili hangi işlemlerin yapıldığının, adreste bulunmama ve kaçınma için gösterilen sebebin tebligat mazbatasına yazılacağının" hüküm altına alındığı görülmüştür.Burada Yönetmeliğin 30. maddesi, tebliğ memuruna ilgilinin neden adreste bulunmadığını “tahkik etme” görevini yüklemiştir. Buna göre tebliğ memuru, tahkik etmekle kalmayıp, tevsike yönelik olarak yaptığı tahkikatın sonucunu Tebligat Kanunu'nun 23/7. ve Tebligat Yönetmeliği'nin 35/f maddeleri gereğince tebliğ evrakına yazacak ve maddede açıkça belirtildiği üzere ilgilisine imzalatacaktır. Ancak bu şekilde, yapılan işlemin, usulüne uygun olup olmadığı, hakim tarafından denetlenebilir. Muhatabın, tebliğ adresinde ikamet etmekle birlikte, kısa ya da uzun süreli ve geçici olarak adreste bulunmadığının, tevziat saatlerinden sonra geleceğinin beyan ve bunun tevsik edilmesi halinde, ancak, maddede sayılanlardan, örneğin muhtara imza karşılığı tebliğ edilip, 2 numaralı fişin kapıya yapıştırılması ve komşunun durumdan haberdar edilmesi işlemlerine geçilebilecektir.Somut olayda; Mahkemece, gerekçeli kararın davacılardan ...’a mernis adresine tebliğe çıkarıldığı, çıkarılan tebligatta TK 21/2’ye göre tebliğ yapılacağı şerhinin yer almadığı anlaşılmaktadır. Bu doğrultuda; tebliğ memurunca, muhatabın veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbirinin gösterilen adreste bulunmaması nedeniyle, bulunmama sebebi konusunda araştırma yapılması, geçici olarak mı yoksa sürekli olarak mı adresten ayrıldığı, tevziat saatlerinde dönüp dönmeyeceğinin belirlenmesi ve bu hususun tebligat mazbatasına yazılması, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından sorularak yapılan araştırma neticesinde muhatabın adresten sürekli olarak ayrıldığı ve adresinin de tespit edilemediği durumda tebliğ evrakını tebliği çıkaran mercie iadesi, eğer muhatabın kısa ya da uzun süreli ve geçici olarak adreste bulunmadığının, tevziat saatlerinden sonra geleceğinin beyan ve bunun tevsik edilmesi halinde ise 2 numaralı fişin kapıya yapıştırılması ve en yakın komşu, yönetici veya kapıcının durumdan haberdar edilmesi gerekirken, tebliğ memurunca hiçbir araştırma yapılmaksızın doğrudan Tebligat Kanunu’nun 21/2.maddesi uyarınca tebliğ yapılması, tebligatı usulsüz hale getirmiştir. Mahkemece bu tebliğe uyularak tebligatın geçerli sayılması yerinde olmamıştır.Diğer yandan davacılardan ... mirasçıları ..., ... ve ...’a yapılan gerekçeli karar tebligatlarının Tebligat Kanunu 21/1.maddesine göre yapıldığı, ancak mazbatada adreste bulunmama sebeplerinin belirtilmediği ve buna yönelik araştırma yapılmadığı, yine haber kağıdının kapıya yapıştırıldığının haber verildiği belirtilen komşunun kim olduğunun da yazılmadığı tespit edilmiş olup, anılan tebligatların yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca usulsüz olduğu anlaşılmıştır.Hal böyle olunca; davacılardan ... ve adı geçen davacılardan ... mirasçılarına gerekçeli karar tebliğinin Tebligat Kanunu hükümlerine aykırı şekilde, usulsüz yapıldığı anlaşıldığından, belirtilen davacı ve davacı mirasçılarına gerekçeli karar tebliğinin usulüne uygun olarak yapılması ve bu noksanlığın yerine getirilmesi, temyiz süresinin beklenmesi, ondan sonra gönderilmesi için dosyanın Yerel Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 10.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2012/12991 E. , 2012/13922 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk MahkemesiDava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 17. maddesine göre tapu iptali ve tescil istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Y A R G I T A Y K A R A R I1-Tebligat Kanunu'nun 21. ve Tüzüğün 28. maddeleri uyarınca yapılacak tebliğlerde, muhatap veya onun adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmazsa, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini, anılan Tüzük maddesinde gösterilen bilmesi muhtemel kişilerden soruşturup beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekir. Bu soruşturmada, muhatap ve onun yerine tebliğ yapılabilecek kimseler, o adreste bulundukları halde tebliğin yapılacağı sırada orada mevcut olmadıklarının saptanması durumunda, Tüzüğün 30. maddesine göre tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti veya meclis azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna imza karşılığında teslim edip, usulünce düzenlenen ihbarnameyi, gösterilen adresteki kapıya yapıştırarak ve durumu muhatabına duyurmasını mümkünse en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da ismini ve imzasını alarak bildirecektir.Somut olayda, davalılardan ..., ...'a mahkeme kararı ve temyiz dilekçesi adreste bulunmama sebebi tespit edilmediğinden ve komşu imzası alınmadığından, davalılar ... ve ...'ya mahkeme kararı adreste bulunmama sebebi tespit edilmediğinden, davalılar ..., ... ve ...'a mahkeme kararı ve temyiz dilekçesi komşu imzası alınmadığından, davalılar ... ve ...'ya mahkeme kararı ve temyiz dilekçesi adreste bulunmama sebebi tespit edilmediğinden ve davalı ...'e mahkeme kararı haber verilenin kim olduğu belli olmadığından yapılan tebligatlar Yasa ve Tüzüğün yukarıda sözü edilen emredici kural ve koşullarına uygun olmadığından geçersizdir. Adı geçen davalılara 7201 Sayılı Tebligat Yasası ve Tüzük'te öngörülen yöntemlere uygun olarak ve 7201 Sayılı Tebligat Yasası'nın 19.01.2011 günü yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasa ile değişik hükümleri de gözetilerek gerekçeli karar ve temyiz dilekçesinin tebliğ edilerek temyiz süreleri ve cevap sürelerinin beklenilmesinden ve ayrıca yapılan tebligatların usulüne uygun olup olmadığının hakimlikçe bizzat denetlenmesinden,2-Davalılardan ...'a tebligat mazbatasının üzerine mernis adresi olduğu da yazılarak tebliğe çıkarılan gerekçeli karar Tebligat Yasası'nın 19.01.2011 günü yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasa ile değişik hükümleri gözetilerek Tebligat Yasasının 21. maddesi gereğince tebliğ edilmiş ise de; tebligat yapılan adresin davalının adres kayıt sistemindeki adresi olduğuna dair belgesi dosyada bulunmamaktadır. Nüfus müdürlüğünden davalının adresi sorulup belgesinin dosya içerisine konulması, bildirilen adres tebligat yapılan adres ise başkaca bir işlem yapılmadan dosyanın gönderilmesi, farklı bir adres ise o adrese gerekçeli karar ve temyiz dilekçesinin tebliğe çıkarılıp tebliğinin sağlanması veya davalının nüfus müdürlüğünde kayıtlı adresi yoksa adresi araştırılarak yöntemince gerekçeli kararın tebliği sağlanıp temyiz süresinin beklenmesinden,Sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 04.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.