4.Hukuk Dairesi 2025/1947 E. , 2025/9049 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/112 E., 2024/332 K.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, 29.09.2012 tarihinde davalılardan ...'in sevk ve idaresinde bulunan pat pat diye tabir edilen araç ile seyir halinde iken diğer davalı ...'ün sevk ve idaresinde bulunan plakasız ve tescilsiz motosikletle çarpıştığını, çarpışma neticesinde davalı ...'ün motosikletinde yolcu olarak bulunan davacının yaşamının tehlikeye düşecek şekilde yaralandığını, davalı gerçek kişiler aleyhinde Dinar Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/70 Esas sayılı dosyasında yargılamanın halen devam ettiğini, Güvence Hesabını davalı gösterme sebeplerinin ise davalı ...'ün sevk ve idaresinde olan plakasız, tescilsiz ve ZMSS yaptırılmamış araç yönünden olduğunu, Dinar İlçe ... Müdürlüğü bünyesinde hizmetli olarak çalışmakta iken bu kazada hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanan ve ölümden dönen davacının kazanın meydana geldiğinden bu yana normal yaşam şartlarına kavuşamadığını, çalıştığı Bakanlık biriminden alması gereken maaşını bile tam alamadığını, sakatlığının yanı sıra ekonomik yönden de önemli ölçüde zarara uğradığını, davacının iş göremezlik durumunun Adli Tıp Kurumunca raporla tevsik edilmesini, davacının duymuş bulunduğu aşırı elem ve ızdırabı kısmen olsun gidermesi amacıyla davalı gerçek şahıslardan müştereken ve müteselsilen 40.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren kanuni faiziyle birlikte lehlerine hüküm altına alınmasını istediklerini, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 50.000,00 TL maddi tazminatın ... yönünden limitle sınırlı olmak üzere, diğer davalılar yönünden ise tazminatın tümünden müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte hüküm altına alınmasını talep etmiş, yargılama sırasında maddi tazminat talebini 31.12.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle 554.338,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 14.01.2016 tarihli ve 2014/60 Esas, 2016/22 Karar sayılı kararıyla maddi tazminat istemi yönünden davanın kısmen kabulü ile, 554,338,00 TL'nin 6098 sayılı TBK'nın 51/1 maddesi uyarınca takdiren 1/3 oranında indirime tabi tutularak neticeden hesap edilen 369.558,66 TL'nin davalı ... yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ayrıca kazanın meydana geldiği tarihte geçerli ZMSS'ye göre ödenmesi gereken miktar ile sorumlu tutulmak üzere, diğer davalılar ... ve ... yönünden ise kaza tarihi olan 29.09.2012'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, davalı ...'ün 1.500,00 TL'lik kısmından sorumlu tutulmak üzere ve tahsilde tekerrür oluşturmayacak şekilde takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 29.09.2012'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 19.06.2018 tarihli 2016/5540 Esas, 2018/6107 sayılı ilamı ile, davalıların müşterek müteselsil sorumluluk esaslarına göre sorumlu bulunmalarına göre davalılar ... vekilinin (vekalet ücretine yönelik olan dışında) ve ... vekilinin (yargılama giderlerine yönelik olan dışında), davalı ... vekilinin (hatır taşımasına yönelik bulunanlar dışında) kalan temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra; ".... somut olayda, dosya kapsamından, davalı sürücü ... ile davacının arkadaş oldukları, kaza günü birlikte seyahat ettikleri esnada kazanın meydana geldiği ve davacı tarafından davalı ...'a ait araca 10,00 TL lik benzin konulduğu ve bu suretle benzin masrafları davacı yanca karşılanarak yola çıkıldığı anlaşılmış olmakla bu durumda artık taşımanın menfaat karşılığı bir taşıma olmayıp hatır taşıması olduğunun kabulü mümkün bulunmayıp bu yön gözardı edilerek yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Belirtilen hususlar dikkate alındığında, olayın meydana geliş şekli, tarafların kusur durumu, yaralanan davacının yaşı ve sakatlık durumu dikkate alındığında takdir olunan manevi tazminatın az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun şekilde manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına, bozma ilamının kapsam ve şekline göre; davalı ... vekilinin vekalet ücretine yönelik, davalı ... vekilinin yargılama giderlerine yönelik, davalı ... vekilinin hatır taşımasına yönelik, davacı vekilinin yargılama giderlerine ve vekalet ücretine yönelik sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 29.01.2020 tarihli ve 2018/5166 Esas, 2020/239 Karar sayılı ilamı ile davalı ...'ün manevi tazminata ilişkin karar düzeltme isteğinin miktar itibariyle reddine; davalı ... ve davalı ... vekilinin, manevi tazminat yönünden karar düzeltme isteğinin esastan reddine karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı sürücü ...'a ait araçta hatır için taşındığı savunulmuş olup somut olayda, davalı sürücü ... ile davacının arkadaş oldukları, kaza günü birlikte seyahat ettikleri esnada kazanın meydana geldiği ve davacı tarafından davalı ...'a ait araca 10,00 TL'lik benzin konulduğu ve bu suretle benzin masrafları davacı yanca karşılanarak yola çıkıldığı anlaşılmış olmakla bu durumda artık taşımanın menfaat karşılığı bir taşıma olmadığı, olayın meydana geliş şekli, tarafların kusur durumu, yaralanan davacının yaşı ve sakatlık durumu, sosyal ve mali durumları dikkate alındığında manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak görülemeyeceğinin takdiriyle davalı ...'ın 10.500,00 TL'lik kısmından sorumlu tutulmak üzere ve tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla 35.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan alınarak davacı ...'e verilmesine karar verildiği gerekçesiyle maddi tazminat istemi yönünden davanın kabulü ile geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı toplam 554.338,00 TL'nin davalı ... yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ayrıca kazanın meydana geldiği tarihte geçerli ZMSS'ye göre ödenmesi gereken miktar ile sorumlu tutulmak üzere, diğer davalılar ... ve ... yönünden ise kaza tarihi olan 29.09.2012'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, mahkemenin 15.10.2020 tarihli ara kararı ile hükmedilen maddi tazminatın 200.000,00 TL'lik kısmının geçici ödenmesine karar verildiği ve bu bedelin tahsil edildiği anlaşıldığından tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla hükmedilen miktarın davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile davalı ...'ün 10.500,00 TL'lik kısmından sorumlu tutulmak üzere ve tahsilde tekerrür oluşturmayacak şekilde takdiren 35.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 29.09.2012'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içinde davalılar ... ile ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizin 29.05.2023 tarih, 2022/7305 E., 2023/7108 K. sayılı ilamı ile "... davalılar ... ile ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

6098 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir...Somut olayda; davacının motosiklette seyahat etmesine rağmen koruma başlığı (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu, yolcu konumunda bulunan davacının trafik kazası sonucu yaralandığı ve koruyucu başlık (kask) takmadığı hususu, yaralanmanın kafa bölgesinden olması olgusu ile sabittir. Buna göre; davacının koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek 6098 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken %10 oranında indirim uygulanarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.Kabule göre de, davalı yararına hükmedilecek vekalet ücreti için AAÜT'nin 13. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin maktu vekalet ücretinin altında kalmamak ve reddedilen tutarı geçmemek kaydıyla vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretinin altında vekalet ücreti takdiri isabetsiz olmuştur. " gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; bozma kararları sonucu kesinleşen hususlar (miktarın fahiş olduğu, geçici ödeme yapıldığı v.s.) olduğu yönünden davanın reddini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 29.09.2012 tarihinde davalıların sürücüsü oldukları ve trafik sigortası bulunmayan motosikletin karaştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı dikkate alınarak temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ... Hesabından alınmasına, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.